Ana Sayfa

ARİF NİHAT ASYA SÖZLERİ

  • Secdeye kapanmalı; Kalkmamalı secdeden: Mâdem -er geç- gitmek var. Böyle gitmeli giden!
  • En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.
  • Bu ülkedeki kavga Türk ile Kürt’ün kavgası değil, hilal ile haçın kavgasıdır. Hilalin altında bir olun çok kalabalık olacağız, göreceksiniz.
  • Kulun olarak doğmasaydım, kendiliğimden gelir fahri kulun olurdum Allah’ım!
  • lşığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin!
  • Nerde o yiğitler ki, gür sesleri ülkeyi bürür, yürü dese, dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.
  • Artık ne sefer var, ne zafer talibiyim. Mademki şu hür ülkelerin sahibiyim. Lâkin bana söyleyin çocuklar: kendi yurdumda neden böyle misafir gibiyim?
  • Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak. Kaç senede yazıldığını düşün!
  • Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım. Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!
  • Gözler kalbin aynasıdır. Ama sen yine de gözüne kalbini sorma.
  • Onlar senin esrarına “rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!
  • Kalemini bir silah gibi değil, bir kaşık gibi tut yoksa aç kalırsın. Diyordu bir kitabında.
  • Onlar senin esrarına “rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!
  • Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var. Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.
  • Kalemini bir silah gibi değil, bir kaşık gibi tut yoksa aç kalırsın.
  • En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.
  • Dostlar, “ne kadar uykucu şeymiş!” demeyin. Rüyası için bekliyorum uykuyu ben!
  • Nerde o yiğitler ki, gür sesleri ülkeyi bürür, yürü dese, dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.
  • Ben bir garibim, anlatacak kıssam yok; Tattan, kokudan ve renkten hissem yok! Kaldım yarı çıplak, yarı aç, yollarda: Dünyada benim “gel!” diyecek kimsem yok!
  • Tekerleri dört köşe bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz.
  • Bazen hedefim, görülmedik yerlerdi; Bazen de ağaçlar, “hazırız, çek!” derdi. Bir gün, şu yakın dağları aldım önüme; Bir gün bana şurada dalgalar poz verdi.
  • Düşünüyorum, o halde varım.” demiş Descartes ama Arif Nihat Asya ise “Hayır, yanlış. Düşünülüyorum, o halde varım.” demiştir.
  • Ben bir garibim, anlatacak kıbam yok; Tattan, kokudan ve renkten hibem yok! Kaldım yarı çıplak, yarı aç, yollarda: Dünyada benim “gel!” diyecek kimsem yok!
  • Yaşamaktan mı yorgunum bilmem. Seni günlerce beklemekten mi?
  • Bozkurt’a benzeyenler ve bir günde dev gibi orduları yenenler, destanlarda kalan Bozkurt’un nesi olurlar diye sorana, tarih diyecek: Yavruları!
  • Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.
  • Bazen hedefim, görülmedik yerlerdi; Bazen de ağaçlar, “hazırız, çek!” derdi. Bir gün, şu yakın dağları aldım önüme; Bir gün bana şurada dalgalar poz verdi.
  • İnanmak; basamakların çıkamadığı yere kanatlarınla tırmanmak.
  • Sanatkar halıda gülü dikensiz yapmış ayakların incinmesin diye.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.