Ana Sayfa

CANER YAMAN SÖZLERİ

  • Özünden düşmüşsün sen, gözümden düşmüşsün çok mu?
  • Azsın… Ve sen artık ne yaparsan yap, acıtamayansın…
  • Ruhum üşür, ter atar gözlerim…
  • Kaldıysa biraz masumiyetinden getir bana, yatak odamın duvarlarına yetmiyor boya…
  • Sen şimdi hecele dur ismimi, ben çoktan geceye gömdüm seni…
  • İntihar süsü verip yokluğuna, bir sabah vakti yenileceğim sana…
  • Derme çatma bir aşka verilmiş yıkım emrinin tek direnişçisiydim, kaçınılmazdı, kaybettim…
  • Yağmurda ıslananlardan değil, yağmuru hissedenlerden olsaydın keşke…
  • Neresinden tutsam içimde kalıyor bu aşk…
  • Ayakkabı bağcıkları yüzünden diz çöktürdük annelerimize, hayat bazen sırf bunun diyetini ödetiyor bence…
  • Gidişin eksiltmez gülüşlerimi…
  • Uğruna savaşacağın birileri kalmadığında yarım kalırsın. Kalan yarın giden yarını özler, bir şey yapamazsın…
  • Hangi ayaz titretebilir şimdi beni? Üşür müyüm sol yanıma mum basıp gitmişken gidenlerim?
  • Yersiz laflar ediyorum bu gece kendime, bir aklıma düşsen barut kokacak içim…
  • Kaç ayrılık biriktirdi gözlerin?
  • Herkes doğru diye yanlış bu dünya. Sen yalan ol, yalan söyle bana…
  • Kolay iyileşmez iyi niyetinden vurulanlar…
  • Bu kadar yalnızlık umuda zarar…
  • Hükmünü yitirdi sesin, sen artık kupkuru bir gürültüden ibaretsin…
  • Olmayacak duaya da amin dedik, duaydı çünkü, öyle öğrendik…
  • Şiir yazasım geliyor, gülüyorsun, geçiyor…
  • Sonra dedim ki kendime onsuz vardım onsuz olacağım. Sonra gittim, seslendi. Hayret dönmedim…
  • Biz insanlar ne kadar benziyoruz birbirimize, herkes uzakları besliyor içinde…
  • Soytarıların ağzında yazık olan delikanlı bir cümlesin şimdi…
  • Bırak! Biz bende, izi sende kalsın…
  • Başka bir şehirde başka duyulur mu yağmur?
  • Bir paragraftan sızan özleme kibrit çaksan, kaç şehir alev alır, kaç taht devrilir? Buna kafa yormadım hiç…
  • Yaptığım onca yanlışın götüremediği tek doğrusun sen…
  • Başka gülüşler değmiş senin yüzüne, sen bence git artık…
  • Sen şimdi hecele dur ismimi, ben çoktan geceye gömdüm seni…
  • Şiir yazmak kesmiyor, küfür lazım yokluğuna…
  • Bıçağı en sevdiklerin vurabilir en derine, gerisi sıyırabilir ancak…
  • İçten hiçe bir yol oldun şimdi…
  • Uğruna savaşacağın birileri kalmadığında yarım kalırsın. Kalan yarın giden yarını özler, bir şey yapamazsın…
  • Gidenlere harcadık kalanları.
  • Başı omuzlarımdaydı. Yüzüm yanıyordu. Bir yangının, bir yıkımın ortasından birlikte geçiyorduk. Bir şehir yıkılıyordu, biz kendimize kaçıyorduk. Kalsak, şehirle birlikte yıkılacaktık. Başka bir hayat mümkündü ve biz dörtnala oraya sürüyorduk. Boynumdan göğsüme doğru bir damla gözyaşı ilerliyordu. Karen ağlıyordu, yüzüm yanıyor, yüreğim üşüyordu…
  • Öyle sıradandın ki utandırmaya kıyamadım…
  • Biz serçeleri doldurup bir sandala, yaktık, içli içli ağladık.
  • Camın ardında banliyö treni, buz gibi raylar, yırtık BİM poşeti… Ve sabaha karşı yastığımda bir tel saçı onun…
  • Yüreğinden geceye kaç damla kan aktı?
  • Hükmünü yitirdi sesin, sen artık kupkuru bir gürültüden ibaretsin…
  • Gece gece yazdırma seni, bir paragraftan sızan özleme kibrit çaksan kaç şehir alev alır kaç taht devrilir. Buna kafa yormadım hiç…
  • Onları, içimizdeki karanlık denize uğurladık…
  • Kaç kulaç götürür beni sana? Yüreğimin karşı yakasına kaçta kalkar vapurlar?
  • Çok yalnızdı şehir, gidenlere ağladık…
  • Nazım gibi olmak lazım, yeri geldi mi en sevileni bile yerden yere vurmalı ki ayağa kalksın…
  • Kaldıysa biraz masumiyetinden getir bana, yatak odamın duvarlarına yetmiyor boya…
  • Şimdi sen hiç gelmeyecek güzel günlere olan inancım, doğmayacak çocuklarımın annesi, yazılmamış bir romanın hiç görünmeyen karakterisin. Sen, olmayacak dualarımın en derinden gelen amin’isin. Yazarak sileceğim seni, yaşayarak öldüreceğim. Biteceksin…
  • Başka bir şehirde başka sen bulunur mu?
  • Gelmediler işte, ne yaptıysak getiremedik, gelmeyesiye gitmişler, bilemedik…
  • Gelmediler işte, ne yaptıysak getiremedik, gelmeyesiye gitmişler, bilemedik…
  • Yağmurda ıslananlardan değil, yağmuru hissedenlerden olsaydın keşke…
  • Sözünden az insanlar gördüm…
  • Ben gel dedim o git anladı… Şimdi kime git desem yalnızlığımı çoğaltıyor kelimeler…
  • Gecenin en köründe gel, ayak sesinle dağılsın kalbim.
  • Uzaklaşınca değil, yakınlaşınca özlersin bazılarını…
  • Ve artık, ne yazık, teveccühüne yer kalmadı içimizde, cümlemizde nesne olanın.
  • Kolay kanma herkese… Kansızın gerçek yüzü ansızın çarpar yüzüne…
  • Sonra dedim ki kendime onsuz vardım onsuz olacağım. Sonra gittim, seslendi. Hayret dönmedim…
  • Sen susarsın, onlar söyleyemedikleriyle kalır. Susmak büyük bir cezadır.
  • Soytarıların ağzında yazık olan delikanlı bir cümlesin şimdi…
  • Benim olmayanın ederi vardır, benim olanınsa değeri…
  • Senden değil, kaybettiklerimden çıkar beni…
  • Sadece gitmekle kalsaydın keşke… Yani bir şekilde, kalsaydın işte…
  • Bir zamanlar anlamı vardı sorular sormanın, artık soramaz oldum, sormaktan yoruldum…
  • Söndür ışıklarını ey şehir, aydınlanmıyor gecemiz…
  • Bırak soğusun çayın, özlemlerin sıcak nasılsa…
  • Bazen kazanamazsın. Ve yitirilen bir savaş, bir daha asla savaşmama nedeni olabilir. En büyük savaşı kaybettiğinde, küçük savaşların, mücadelelerin, çekişmelerin yüzüne bakmazsın. Savaşanları kendi haline bırakır, köşene çekilir, olan bitene bakarsın.
  • Herkes doğru diye yanlış bu dünya. Sen yalan ol, yalan söyle bana…
  • Biz de gördük gözümüzün önüne donmuş serçeler gibi düşen gerçekleri. Canımız yandı, içerledik.
  • Sen susarsın, onlar söyleyemedikleriyle kalır. Susmak büyük bir cezadır.
  • Herkes kendi acısının varisidir…
  • Bir zamanlar anlamı vardı sorular sormanın, artık soramaz oldum, sormaktan yoruldum…
  • Söndür ışıklarını ey şehir, aydınlanmıyor gecemiz…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.