Ana Sayfa

ŞEMSEDDİN SİVASİ SÖZLERİ VE NAATLARI

Lillâhilhamd verildi İslâm’a
Şevket-i lâilâheillallâh
Gayrı edyâna olmadı hâsıl
Şöhret-i lâilâheillallâh

Su gibi her yere akmaz kimi görse ana bakmaz
Sabî-veş kışra aldanmaz selâmetle lübâb ister

Kâf-ı nahvette afârît-idi abdâl-ı Kureyş
Mu’cize zencîresiyle gör nice teshîr eder

Yolum sedd eyledi ağyâr kılıp gurbette işim zâr
Elim tut lutf ile kurtar şefâat yâ Resûlallâh

Derdimi bilmedin zâhid bana rahm etme sefâhattir
Derûnuma nazar etsen gam-ı yâr-le melâlettir

Bülbüli gör nâlesin artırdığınca ol garîb
Günleyip gül-zârını bir hâr ile i’zâr eder

Bahr-i ilminden anın bir katreye vâsıl olan
Câh-ı kalbinde maârif zemzemin tefcîr eder

Devlet ol başın ki şer’ini edendir reh-nümâ
Havf-ı a’dâdan ne gam ana ki sensin pîşvâ

Öyle bir Sultân-ı a’zamdır ki Fahr-ı kâ’inat
Anın için halk olundu bu cemi’-i ka’inat
Ümmeti vü çâkeridir âsuman üzre melek
Rûy-ı arzda nev’-i ins ü cinn ü eşcar u nebât
Her nebâtı selsebil-i cennet idi gûyiyâ
Dest-i pâkinden içerdi teşneler âb-ı hayât
Bir işaretle felekde mâhı etmişdi dü-nîm
Var idi her parmağında nice dürlü mu’cizât
Ey Selâmî hürmetine afv eder Mevlâ seni
Cümle ahvâlinde olsa nice yüzbin seyyiat

Usanıp tumturâkından geçer tâk-ı revânından
Uçup bâğ-ı tarâvetten hemîn genc-i yebâb ister

Kadriyâ târîh-i fevtini dedim
Nüh felek Şems’i tulundu nûr ile

Tâlibâ ko gafleti şevk ile gir tâatına
Zevk-i dîni duymayan îmâna olmaz âşinâ

Deyicek düşmenlerin (yâ leytenî küntü türâb)
Senden umarlar şefâat evliyâ vü enbiyâ

Seyf-i aşk ile şehîd eyle Hudâyâ Şemsî’ni
Gelmesin âhir nefeste ol kuluna irtisâs

Kafeste kuş gibi zindân-ı âlemde olup Şemsî
Halâs oldukta mahbesten cenâbından meâb ister

Çün işâret kıldı ol mahbûb-u Hakk
Parmağîle ay oldu iki şak
Dikti hurmayı hem ol şâh-ı cihân
Diktiği saat yemiş verdi hemân

BENZER YAZILAR  AĞZININ KOKUSUNU ÇEKMEK DEYİMİNİN ANLAMI

Saltanat mansıbını vermeğe çok minnet eder
Hân-ı fazlında zübâb olmağa hakan seni

Girme meyhâne-i aşk içre ki nâ-mahremsin
Kanlı yaşın mey olup yüreğin olmazsa kebâb

Nev-be-nev şakku’l kâmer esrârını işrâb eder
Çarh-ı dilde mâh-ı tâbân-ı dehân-ı Mustafa

Gerçi sidre müntehâdır kaddine nisbet değil
Nass-ı mi’râc zîrâ andan geçtiğin tezkîr eder

Dili zeyn eyleyip anın adın
Bu gönül içre bulasız dadın
Çalınır çünki arşta durmadın
Nevbet-i lâilâheillallâh

Ben kim olam ki eğeyim sana baş
Hâzı’ oldu yolunda cümle rikâb

Li-maallâh tûrına ağdıkta sen şâh-ı rüsul
Tûr-ı Sînâ’da Kelîm eyleye kûteh suheni

Kapından özge yok kapum tapundan özge yok tapum
Bu dem geldim bilip suçum şefâat yâ Resûlallâh

Şemsî bilip aczini eder nuûtından sükût
Lîk dil müftîsi andan men’ ile tahzîr eder

Tâ nûr bula rûy-ı zemîn ü mûcid-i âlem
Eflâki senin şânın için eyledi inşâ

Dâmen-i mahmilini etti temessük Şemsî
Dilde i’zâr-ı hezâr boynuna takmış reseni

Aça gaflet gözünü nice bir aldar seni hâb
Kâr-bân menzile irdi duruban eyle şitâb
Merkebin çünki zaîftir edegör bârî sebük
Maksadın çünki baîddir alıgör zâd-ı sevâb

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.