Etiket: Erdem Beyazıt

Veda Şiiri – Erdem Beyazıt

Bu şehirden gidiyorumGözleri kör olmuş kırlangıçlar gibiGururu yıkılmış soyatlar gibiBu şehirden gidiyorum. İnsanlar taş gibi bana yabancıAğaçlar bensiz hüküm giyecek bulvardaBir tanbur bir yalnızlığı anlatıyorsaO ışıksız penceredenBen onu duymuyor gibiyimBir ağaç ölüyorsa kapınızın önündeBen onu bile duymuyor gibiyim. Bu şehirden gidiyorumGömerek geceyi içimeSabahın hüznünü beklemedenGidiyorum bu şehirden. ERDEM […]

Savaş Risalesi Şiiri – Erdem Beyazıt

GüneşinMızrakların ucuna takılıpkaldığıbir vakitteDiriliş erlerinin yüreklerindenyayılanBir depremle sarsılıyordu arz.Gerilmişti altımızda atlarımızFırlayıp kopacakmış gibibaldırlarındankaslarıVe tarıyordu bir projektör gibibakışlarıüç kıtayı Yeni bir vakte eriyordu yüreklerYayılıyordu o muştuO coşkuO haber.Bir gelen varemin habercidenemin olanaOndan da sıddık olana ve sadık olanlarasohbete eriphalkada duranlarayürekten yüreğeyol bulanlara.Bir gelen varBütün kıtalarda beklenmekteolanaayarlanmışkulaklarİlkin çobanlar duyuyorlarSonra ağaçlarkurtlarkuşlarÇünkü […]

Yok Gibi Yaşamak Şiiri – Erdem Beyazıt

Boğuk bir bakışın oluyor seninBir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyimYok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktanDurma bana türkü söyle Anadolu olsunSusuz dudak gibi çatlak olsunKaranfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzünDurmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakmaAğıyorum bir karanlık karayel saçlarınaÇekme ülkemden nar yangını gözleriniBeni bu kentten […]

Erdem Beyazıt Şiirleri

VEDA SORU DENİZ DİRİLİŞ SENDİN SEVMEK DAĞLAR SUSMAK BULMAK ARAMAK BULDUM SEBEB EY ARA ÇAĞI YALNIZLIK AŞK RİSALESİ DİRİLİŞ SAATİ GÜVERCİNLER ÖLÜMÜN SESİ ÖLÜME SAYGI KUŞ SAYFALARI ÖLÜM RİSALESİ SAVAŞ RİSALESİ SABAH KOŞUSU ŞEHRİN ÖLÜMÜ SOLUYAN DENİZ GÖLGELERE DAİR ÖLÜNÜN KIYILARI BİR GEZGİN ADAM HABER VERİYORUM YOK GİBİ […]

Kar Altında Hüzün Denemesi – Erdem Beyazıt

Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.Kar yağıyor ve sen gidiyorsun,Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun,Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiziO insan ve tabiat çağını. Dön bana ve dinle!Kuşlar uçuşuyor içimde. Loş bir keman solosu gibiKuşların uçuştuğunu içimde,Dön bana ve dinle. Karanlık denizlerin dibinde,Birtakım incilerin olduğunuBirtakım incilere ve hatıralaraNeden bağlı […]

Gölgelere Dair Şiiri – Erdem Beyazıt

Suların karardığı bir çağda birtakım günah yüklügemiler harekete hazırdı / iyice biliyorumgölgeler vardı / kalın tasmaları vardı gölgelerin /ürkek sesler suları yarıyordu / bakıyorsunuzkuşlar bayağı gülüyordu / karanlık gölgeleriürkütüyordu / onlar bağlı olmayı hoşgörüyorlardı / korkarken ölümü düşünüyorlardımuhakkak. Kafaları kalındı belliydiGözleri kalındı belliydiKulakları kalındı belliydi Aslında kafalarının kalın […]

Ölüm Risalesi Şiiri – Erdem Beyazıt

Damla damla oluşuyor hayatÖlüm kımıl kımılDuymak kolayAnlatmak değil Her anFarkındayımAz az öldüğümün Bilincindeyim doğan ayınEriyen karın akan suyunVe usul usul tükenen zamanın Tekrarlayıp duruyor saatVakit te mahlukturVakit te mahluktur İşliyor kalbimEskiyor saçlarımVe gözlerimin en ince hücreleri Okuyorum hayatıToprağın üstünden çokAltındakilerle var olduğunu ToprakÖlüme açÖlüme muhtaçHayat Ölüm muhakkakVe ölüm […]

Ölünün Kıyıları Şiiri – Erdem Beyazıt

M.Akif İnan’a Gök boşanarak üstümüzeBizi ıslak saçlarından geçirir karanlığınGece siyah bir at olur da uçarUykumuzun soluyan denizine. Babalar ölümü dengede tutarSeçerek en sağlam vakti arabasına.Şimdi o araba uçuyorsaBir Asya çölünü kanat yaparakEy üstümüze gelenEy çocukların gözlerinden dökülenÖlümü konuşan damla damlaEy beklediğimiz her anEy bize son sözü muştulayanBizi bulan […]

Ara Çağı Şiiri – Erdem Beyazıt

Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadımHer gelişin bir taze haberdi, unutmadım Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımızBir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlardaCan alınıp can verilirdi, hiç unutmadım Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadiKıyısından seyredilen bir denizdi sanki, […]

Birazdan Gün Doğacak – Erdem Beyazıt

Nuri Pakdil’e Beton duvarlar arasında bir çiçek açtıSiz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığınSaçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başakElleriniz kök salmış ağacıdır zamanaO inanmışlar çağının. Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gererSiz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzdeKaranlığın ormanında iman güneşidir gözünüzSoluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger. Gün doğar rüzgar eser […]

Diriliş Saati Şiiri – Erdem Beyazıt

Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecedeKaranlığı emip emip de gebe kalanEy her depremden sonra biraz daha doğrulanHerkesinVeba girmiş bir şehrin hem halkıHem seyircisi olduğu bir gündeEy düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.Her damlası bir zafer müjdecisiBir posta eri gibiYağmur yüzümüze değinceÇıkacağız yola.Çıkacağız yolaHesap günü gelinceYağmur yüzümüze değinceGüneş bir mızrak […]

Aşk Risalesi Şiiri – Erdem Beyazıt

Ama sen uzaklardaydın ey kalbimUzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydıAyın yıldızların çağlayarakBerrak şelaler yaparakCoşku içinde aktığıBir yerlerdeydi. Hani bir gün bir çobana rastlamıştıkAdı Ferhat mıydı neydiKoyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerinSadakatten mest olduklarıHerbirinin gözlerindeKaybolur gibi kayar gibiDalıp gittiğimiz o saadet evreniKayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinçBizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan Yaslan göğsüme […]

Karanlık Duvarlar Şiiri – Erdem Beyazıt

I. Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollardaHerkes bir yere gidiyor önünü alamıyorumÇaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimseelini uzatmıyorBir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalanbir deniz gibiBu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önümeAlıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollarGidip gelmelerim bu dar sokaklardaİnsanların koşup dolduğu bu […]

Şehir Ve Doğa Burcundan – Erdem Beyazıt

Kimi kımıltılı kimi hareketsizKimi konuşan kimi sessizBu insanlarda yenilmeyen bir güç varÇobanların ruhu nasıl sığmazsa kırlaraBu insanlar da sığmıyor meydanlara. Yüzlerde okunan sadeceKararsızlık, tedirginlik, endişeVe içsel yalnızlığın hüznüVe asla dinmeyen sıla özlemi. Sıla, ey ruhumuzun coğrafyası! Hep bir hazırlık kargaşasında büyüyor halkŞehrin sokaklarında, caddelerindeMeydanlarında Evlerin önünde bahçelerdeÇoğalıyorlarHer yerde […]

Boşluklu Yaşamak Şiiri – Erdem Beyazıt

Şimdi bütün şehir bir adama yöneldiAdam dedimse senin benim gibi bir adamAma kadın değil bura önemli. çünkü ben hiç görmedim bir kadının insanlartarafından asıldığını / kafasını ucu ilmekli ipeuzattığını hiç duymadım / aslında görmekten ötebu duymaktan öte. Dedim ya şimdi bütün kent bir adama yöneldidurmuşlar bir meydanda bekleşiyorlardı […]

İçimi Basan Efkar – Erdem Beyazıt

İçimin vadilerinde kış kıyamet;Rüzgarlar biteviyeYavrusunu yitiren kurdu sesleniyor.Ve ay her geceGümüşi bir yalnızlığı anlatmak içinDoğuyor sanki öylece. İçimin dağlarında askerlerSırtlarını kayalara vermişlerBeklemekteler.Yaptıkları, pusatlarını elden geçirmek sadeceBir de, arada birEllerini alınlarına götürerekUfku gözetlemek. İçimin dağlarını duman basmış:Ağaçların dalları bir o yana bir bu yanaVe yapraklar ve kuşlar birbirine karışmış;Savruluyorlar […]

Sendin Şiiri – Erdem Beyazıt

Sendin gökkuşağındaki yedinci renkSendin denizdeki uçsuz bucaksız mavilikSendin içimdeki ateş, yüreğimdeki sızıVe sana karşı koyulmaz hasretlikti gönlümde olanMasallarda adı geçen güzel sendinKafdağındaki zümrütü anka kuşu gibiBana benden yakın, bana benden uzak olanAkşamları gökyüzümdeki yıldız sendinSendin kaderimdeki yalnızlıkŞiirimdeki kadın sendinİçtiğim kadehdeki şarapGördüğüm rüya sendinSöylediğim şarkı olan sendinSigaramda duman dumanYüreğime […]