Ana Sayfa

UYGARLIĞIN BEŞİKLERİ

Tarih Çağları sahnesinin perdesi açıldığında, karşımıza her biri uygarlık beşiği olan vadiler çıkar: Nil, Mezopotamya, İndus ve Sarı Irmak gibi… buralarda yaşayan ilk insan toplulukları, tarımın çocuklarıdır. Bu insan kalabalığını bir arada tutan, ırmak yataklarının verimli topraklarıydı. O dönemde, tarımcının yaşamı zor bir yaşamdı; çünkü büyük akarsular sık sık taşmakta, vadileri sular altında bırakarak bütün bir yılın emeklerini ve umutlarını silip süpürmekteydi. Ne var ki, bu taşmalar sonucu Nil ve İndus, geniş bir alanda son derece birikinitler bırakıyordu. Taşmaların zararlarına katlanmamak, suları hvuzlarda toplayıp yararlı şekilde kullanmak gerekti. Felaketten başka birşey getirmeyen Fırat, Dicle ve Sarı Irmak söz konusu olunca, bu önlemler zorunluluk halini alıyordu.

Bütün bu nedenlerle, adı geçen vadilerde havuzlar ve barajlar inşa etmek, böylece bu doğa afetini denetleyebilme olanağı bir ölüm kalım sorunuydu. Bireylerin sürdürecekleri  savaşla çözümlenemeyeceği açık olan bu sorunun üstesinden ancak toplu çalışmayla gelinebilirdi. Bu eylemlerin, güçlü birilerinin emirleriyle yürütülmesi, onun planlarıyla yürütülmesi gerekiyordu. Aynı kişinin bu işlerin bakımını da yapması gerekiyordu.

Bu önemli görevleri yüklenenler, bölgenin sözü geçer kişileri durumuna geldiler. Öyle ki, bu kişi gerçekten yetenekli, güçlü ve az da olsa kurnazsa; komşu yöneticiler üstünde de otorite kurmasını bilir, böylece bir bölgenin bir başka bölge üzerinde egemenliğini sağlayabilirdi. Bu gelişim zamanla güçlü krallıkların ve ondan da büyük imparatorluların kurulmasına yol açtı

Bugün, Menes’den elli yüzyıl sonra bile Edebi Mısır eski dönemlerdeki görünümünü korumaktadır. Firavunlar çağında olduğu gibi, bugün de Nil taşmakta ve mühendisler, yine Keops be Ramesas’inkiler gibi arkları denetleyip suyu gerekli zamanlarda akıtma katgısıyla çalışmaktadır. Oysa, Mezopotamya insanların bu topraklara varışından önceki haline dönmüş; iki ırmağın başıboş aktığı , taşlık ve ölgün bitkilerle dolu alanlar halini almıştır. Bu yoz toprakların, bir zamanlar geçmiş dünyanın buğday ambarları olduğuna şimdi insanın inanası gelmiyor. Buna bakarak, Sümerlerin ve onu izleyenlerin zeka, cesaret ve yeteneklerine saygı duymamak elde değil. Bugünün ölü toprakları o zamanlar havuzlar, ulaşım için yapılmış yan kanallar, besleyici su arkları ve uçsuz bucaksız ekin tarlalarıyla doluydu.

BENZER YAZILAR  UZAKTAN EĞİTİM YAPACAĞINI AÇIKLAYAN ÜNİVERSİTELER

İnsanlar doğanın nimetlerinden bilek güçleriyle yararlanmasını bildiklerinden; toprak, çabalarının karşılığını cömertce vermekteydi.Tarım yalnız insan gücüyle yapılıyordu.

Categories: Ana Sayfa

Tagged as: , , ,

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.